Sitemizi Sitemizi Taşıdık Daha çok İçerik İçin Flatcast.wen.tr sitemizi ziyaret edin


1- Sitemizde 7 Adet Moderatör Alınacaktır.
2- Admin 'e Kadar Yükselme Şansınız Var.
3- Haftanın ve Ayın Üyesi Seçimleri Devam Etmektedir.
4- Sitemiz Yeni Tema ve Konularıyla Karşınızda...
5- Misafirken Sitemizden Faydalanma Oranınız %70 'dir
6-cikiş icin Do not display again tuşunu tıklayiniz
.



İYİ FORUMLAR



 
AnasayfaAnasayfa  ~*SOHBETYERi_FM~*SOHBETYERi_FM  GaleriGaleri  TakvimTakvim  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  AramaArama  SSSSSS  iletişim  

Sitemizi Taşıdık Yeni Sitemizi ziyaret etmek için Linke Tıklayın http://flatcast.web.tr/


Paylaş | 
 

 Uzeyr Aleyhisselam

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
FuRKaN
Admin
Admin


Nerden Nerden : Sakarya, istanbul, Almanya

MesajKonu: Uzeyr Aleyhisselam   Çarş. Ocak 05, 2011 11:34 pm

Uzeyr Aleyhisselam
İsrailoğullarına gönderilen peygamberlerden veya velîlerden. İsmi; Kur’ân-ı kerîmde bildirilmiş olup, peygamber olup olmadığı açıkça bildirilmemiştir. Babasının ismi Şureyha olup Hârun aleyhisselamın neslindendir. İsrailoğullarını Tevrat’ın hükümlerine uymaya dâvet etmiştir. İsrailoğulları Allah’ın oğlu diye iftirâda bulunmuşlardır.

Kudüs’te doğdu ve Kudüs’te vefat etti.

Uzeyr aleyhisselam küçük yaşından îtibâren, Tevrat ilmini öğrenip Tevrat’ı ezbere bilen sayılı kimselerden oldu. Allahü teâlâ ilâhi emirlerden yüz çevirip, peygamberlerin nasîhat ve ikâzlarına kulak tıkayan ve çeşitli azgınlık ve taşkınlıkta bulunan İsrailoğullarına Bâbil hükümdârı Buhtunnasar’ı cezâ olarak musallat etti. Kalabalık bir orduyla Şam ve Ürdün bölgelerini istilâ edip, savunmasız insanları zâlimce öldürten Buhtunnasar Kudüs’ü de istilâ etti. Mescid-i Aksa’yı yıkıp, Kudüs şehrinin bağ ve bahçelerini harap etti. İsrailoğullarından çoğunu öldürüp, pekçok çocuk ve genci de esir alarak Bâbil’e götürdü. Bâbil’e götürülen genç esirler arasında Uzeyr aleyhisselam da vardı.

Uzeyr aleyhisselam Bâbil’de bir müddet esâret hayâtı yaşadıktan sonra elli yaşında olduğu sıralarda bir fırsatını bulup memleketi olan Kudüs’e gitmek üzere yola çıktı. Kudüs yakınına gelince, bir bahçede konaklayıp merkebinden yükünü indirdi ve bir ağaca bağladı. Geriden Kudüs şehrini seyredip; şehrin harap, yolların ve bahçelerin viran olduğunu üzülerek gördü. Bu sırada karnı acıktığı için bir miktar incir ve üzüm koparıp, incirin bir kısmını yedi, üzümün de suyunu sıkıp içti. Bir ağaç altına oturup, yıkılmış evlere, bozulmuş yollara, çürümüş tenlere, yığılmış kemiklere bakıp âlemin sonunu, yeniden dirilişi ve Allahü teâlânın kudretini düşündü. Kendi kendine: “Acabâ, bu halden sonra Hak teâlâ bu şehri nasıl tâmir ve ihyâ eder.” diyerek tefekküre dalıp uyudu.

Allahü teâlâ onu yüz sene öldürdü. Hayattan mahrum etti. Onun bedenini, yiyecek ve içeceğini insanların ve hayvanların gözünden gizledi. Uzeyr aleyhisselamı ölü bırakmasından yetmiş sene kadar sonra, Fâris hükümdarlarından Nüşek adında bir hükümdar eliyle Beyt-i mukaddesi (Mescid-i Aksa) ve Kudüs şehrini îmâr etti. Bu sırada Bâbil hükümdarı Bahtunnasar öldüğünden İsrailoğulları esâretten kurtulup memleketlerine döndüler.

Otuz sene daha geçtikten sonra Allahü teâlâ Uzeyr aleyhisselamı yeniden diriltti. Uzeyr aleyhisselam kendisinin bir gün veya bir günden az olarak uyumuş olduğu uykudan uyandığını zannetti. Çünkü incir ve üzümün sanki dalından yeni koparılmış ve şıra sıkıldığı saatlerdeki gibi bozulmamış olduğunu gördü. Allahü teâlâ Uzeyr aleyhisselama vahy edip yüz sene kaldığını bildirdi. Uzeyr aleyhisselam merkebine baktığı zaman onun parça parça olan kemiklerinin vücûdundan ayrılmış olduğunu gördü. Allahü teâlâ ona, “... Ve seni, insanlara bir âyet (delil) kılmak için böyle öldürüp dirilttik. (Seni öldükten sonra dirilmenin var olduğuna delil kıldık.) ve (merkebin) kemiklerine bak!Onları nasıl birbirine birleştiriyoruz? Sonra da onlara et giydiriyoruz?” (Bakara sûresi: 259) buyurdu. Allahü teâlâ ölmüş, etleri çürümüş, kemikleri parça parça olup kaybolmuş olan merkebi tekrar diriltti. Bu durumu gören Uzeyr aleyhisselam, “Ben bilirim ki, şüphesiz Allahü teâlâ herşeye kâdirdir. (Bütün ölüleri diriltmeye gücü yeter.) buyurarak Allahü teâlânın kudretini müşâhede etti.

Uzeyr aleyhisselam yeniden dirilen merkebine binip Kudüs şehrine girdi. Bulduğu insanları gördüğü ev ve mahalleleri tanıyamadı. Kendi mahallesi olarak tahmin ettiği yerde bir evin önünde durdu. Kapıda gözleri görmeyen, elleri ve ayakları tutmayan bir kadına rastladı. Kadına Uzeyr’in evi neresidir? dedi. Âmâ ve kötürüm olan kadın da; “Uzeyr’in evi burasıdır, ben Uzeyr’in hizmetçisiyim. Fakat Uzeyr kaybolalı yüz yıldan fazla oldu. Ondan ümitsiziz.” deyip ağlamaya başladı. Bunun üzerine Uzeyr aleyhisselam; “Ben Uzeyr’im” deyip başından geçenleri anlattı. Uzeyr aleyhisselamın duası bereketiyle kadın, hastalıklarından şifâ buldu. Kadın âilenin diğer fertlerine ve İsrailoğullarına Uzeyr aleyhisselamın geldiğini haber verdi. Âile halkı Uzeyr aleyhisselamı tanıyıp iknâ oldular. Uzeyr gelmiş diyerek sevinç ve heyecanla gelen şehir halkı da Uzeyr aleyhisselamı ziyâret edip uzun zaman geçtiği halde değişmemiş olduğunu gördüler. Yaşlılar ona çeşitli sorular sorarak imtihan etmeye başladılar.

Bu sırada Uzeyr aleyhisselama peygamberlik emri bildirildi. İsrailoğullarına Tevrat’ın hükümlerini tebliğ etmeye onları azgınlık ve sapıklıklardan sakındırmağa çalıştı. Daha önce kendilerini dünyâ ve âhiret saâdetine dâvet eden peygamberlerin apaçık mucizelerini gördükleri halde onları yalanlayan, birçok peygamberi de şehit eden İsrailoğulları Uzeyr aleyhisselamın dâvetini kabul etmediler. Okuduğu Tevrat’ın uydurma olduğunu iddiâ edenler çıktı. Bâzıları onun okuduklarından Tevrat olup olmadığını karşılaştıralım dediler. İçlerinden biri “Benim dedem, Buhtunnasar’ın zulmü zamânında bütün Tevrat nüshalarını yakılmak sûretiyle yok edildiğini bildirdi. Yalnız bir nüsha Tevrat’ı filan dağın tepesine gömdüğünü söyledi. O nüshayı getirip Uzeyr’in okuduklarıyla karşılaştıralım dedi. “Gömülü olan yerden Tevrat nüshalarını getirip Uzeyr aleyhisselamın okuduklarıyla karşılaştırdılar. Yazılı nüshada olanlarla Uzeyr aleyhisselamın okuduklarının aynı olduğunu görünce “Bu kadar uzun zamandan sonra Uzeyr’in Tevrat’ı ezbere okuması mümkün değildir düşüncesiyle Tevbe sûresi 30. âyetinde bildirildiği gibi“Uzeyr Allah’ın oğludur.” diye iftirâda bulundular.

Uzeyr aleyhisselam ise onların bu inanışlarının küfür ve sapıklık olduğunu, vazgeçmedikleri halde şiddetli azâba uğrayacaklarını bildirdi. Vefât edinceye kadar İsrailoğullarının arasında bulundu. Onları hak yola dâvet etmeğe devâm etti. Uzeyr aleyhisselamın vefatından sonra İsrailoğullarının isyanları ve sapıklıkları iyice arttı.

Uzeyr aleyhisselamın ismi Kur’ân-ı kerîmde (Bekara sûresi: 259 ve Tevbe sûresi: 30. âyetlerinde) zikr edilmiştir. Fakat peygamber mi yoksa insanları hak yola dâvet eden bir velî mi olduğu kesin olarak bildirilmedi. Peygamber efendimiz de buyurdu ki:
“Uzeyr’in Peygamber olup olmadığını bilemiyorum. Tubba’nın mel’ûn olup olmadığını bilemiyorum. Zülkarneyn’in peygamber olup olmadığını bilemiyorum...”

_________________
Gidene Üzülme Sevseydi Gitmezdi, Gelene Sevinme Oda Başkasından Geldi...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
PaTRoN
PaTRoN
PaTRoN


Yaş : 44
Nerden Nerden : sakarya
Lakap Lakap : kaptan

MesajKonu: Geri: Uzeyr Aleyhisselam   Perş. Ocak 06, 2011 6:03 am

Kur'ân-ı Kerim'de sadece bir defa ismi zikredilen Hz. Üzeyir (a.s.)'ın peygamber olduğu kesin değildir. Dolayısıyla bâzı âlim¤ler[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] onun velî bir kul olduğu görüşüne varmışlardır. İbn Kesir'in ifadesiyle meşhur görüş[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] onun Benî İsrail peygamberlerinden olduğudur. Ancak İbn Abbas[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] Ata b. Ebî Rebah ve Hasen-i Basrî peygamber olmadığı kanâatindedirler.[1]

Arapça'ya Uzeyr olarak geçen isminin İbrânice aslı Ezra'dır ve "yardım[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] Tanrı'nm yardımı" anlamına gelmektedir. Kitab-ı Mukaddes'te[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] adını taşıyan bir bölüm bulunan Hz. Üzeyir (a.s.)[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] kâhin yazıcı[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] Rabbin emirlerinin ve sözlerinin yazıcısı olarak ta¤nıtılmaktadır.[2] İsrailoğullari'nm Babil esareti sırasında kaybolan Tevrat'ı[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] esaretten kurtulmalarından sonra[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] yeniden toparlayıp bugünkü şekline yakın bir halde tedvin etmesi ve şeriatlerini ihya etmesi bakımından Yahudiler[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] Hz. Üzeyir (a.s.)'a büyük bir kudsiyet atfetmişlerdir. Bu aşırı saygı yüzünden onların bir kıs¤mı[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] âyette geçtiği gibi[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] onu "Allah'ın oğlu" kabul etme sapıklığına düşmüşlerdir.[3] Hz. Üzeyir (a.s.)[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] İran kralı Artahşaşta dönemin¤de (M.Ö. 465-424) yaşamış[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] bu kral tarafından Yahudi cemâati¤nin durumunu incelemek[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] onlara Allah'ın şeriatına riâyet etme¤lerini tavsiye etmek ve Mabedin hizmeti için gerekli malzemeyi sağlamak üzere Kudüs'e gönderilmiştir. Hz. Üzeyir (a.s.}[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] bu yol¤culuğuna çıkarken[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] Bâbil'e getirilmiş olan Yahudi sürgünlerin¤den bir gurubu da beraberinde götürme izni alır. Dört ay sonra Kudüs'e ulaşır ve orada putperest kadınlarla evlenmiş olan Filis¤tin yahudüerinin pek çoğunu bu kadınları boşamaya ikna eder. On üç yıl sonra da Hz. Musa (a.s.)'m şeriat kitabını getirerek halka okur.[4]

Yahudiler ve hıristiyanlar arasında[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] onun Tevrat'ı yeniden ortaya koyduğu hakkında yaygın bir kanâat vardır. Kitab-ı Mu¤kaddesle ilgili ilmî tenkid faaliyetini sürdüren bâzı araştırmacı¤lar da[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] bu kanâati desteklemişlerdir. Wellhausen[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] Tevrat'ın temel metninin redaksiyon ve ilânının[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] Hz. Üzeyir (a.s.) tarafından yapıldığını kabul etmiştir.[5] Bu önemli görev[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] tabiatıyla onun mevki¤ini yükseltmiştir.

Kur'ân-ı Kerim[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] onun adını bir defa zikretmiş ve hakkında kısa olmakla birlikte oldukça önemli şu bilgiyi vermiştir:

"Yahudiler[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] 'Uzeyr Allah'ın oğludur'dediler. Hıristiyanlar da[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] 'Mesih Allah'ın oğludur' dediler. Bu[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] onların ağızlarıyla geveledik¤leri sözleridir. Sözlerini önceden inkâr etmiş müşriklerin sözlerine benzetiyorlar. Allah onlan kahretsin[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] nasıl da haktan bâtıla çevri¤liyorlar?"[6]

îslâmî kaynaklarda[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] bu âyette işaret edilen Hz. Üzeyir (a.s.)' in yahudiler tarafından Allah'ın oğlu kabul edilmesi inancının ortaya çıkışını açıklayıcı mâhiyette iki rivayet aktarılmaktadır. İbn Abbas'a dayanan birinci rivayete göre[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] önceleri Tevrat'a bağlı kalan İsrâiloğulları[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] zamanla ondan uzaklaşmışlar ve bunun neticesinde ilâhî bir ceza olarak Tevrat kendilerine unutturul-muştur. Tevrat'ın muhafaza edildiği Ahid sandığı da ellerinden alınmıştır. Buna çok üzülen Hz. Üzeyir {a.s.}[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] kendisine Tevrat'ı yeniden öğretmesi için Allah'a yalvarmış[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] sonunda bu duası ka¤bul edilerek Tevrat onun hafızasına yerleştirilmiştir. Tevrat'ı kavmine öğretince onların nezdinde büyük itibar kazanmış ve kendisine "Allah'ın oğlu" demeye başlamışlardır. İkinci rivayete göre[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] yahudileri ağır bir hezimete uğratan Amâlika kavmi[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] Tev¤rat'ı da onların elinden almıştır. Bu esnada bâzı âlimler de[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] elle¤rindeki Tevrat nüshalarını dağlara gömerek ülkeyi terk etmişler¤dir. O günlerde hayatının baharında bir delikanlı olan ve zama¤nını dağlarda ibâdetle geçiren Hz. Üzeyir (a.s.)[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] mevcudu kalma¤yan Tevrat'ı onu en iyi bilen kişi olarak yeniden kaleme alır. Geri donen âlimler gömmüş oldukları Tevrat nüshalarını çıkarıp Hz. Üzeyir (a.s.)'ın hafızasına dayanarak yazdığı nüsha ile karşılaştı¤rınca[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] aralarında hiç bir fark olmadığını görüp hayrete düşmüş¤ler ve "Allah[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] bunu sana ancak O'nun oğlu olduğun için verdi" demişlerdir.[7]

Kur'ân-ı Kerim[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] âyette görüldüğü gibi[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] İslâmm zuhuru sıra¤sındaki yahudilerin Hz. Üzeyir (a.s.)'m Allah'ın oğlu olduğuna inandıklarını kesin bir ifâde ile haber vermektedir. Ancak bu görüşün[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] bütün Yahudilerin inancı olmaktan ziyâde[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] Peygambe¤rimiz (s.a.v.)le görüşürken bunu ; gündeme getiren Medine yahudilerine âit bir görüş olduğu ifâde edilmektedir. Klasik müfessirlerin tamamına yakını[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] yalnızca Arabistan'da yaşamakta olan yahudilerin böyle bir inanca sahip olduklarını kabul eder¤ler. Taberî[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] bu âyetin tefsirinde[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] Hz. Peygamber (s.a.v.)'e gelen Medineli birkaç yahudinin[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] "Sen. bizim kıblemizi îerketmişken ve yine Üzeyir'in Allah'ın oğlu olduğuna inanmazken[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] biz nasıl sana uyabiliriz?" dediğini nakletmiştir.[8] Bu arada Yemenli yahudilerin ise Hz. Üzeyir (a.s.)'ın Mesih olduğuna inandıkları zikredilmekte¤dir.

Diğer taraftan bazı müfessirler[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] Bakara suresinin 259. âye¤tinde yüz yıl uyutulup tekrar hayata döndürüldüğü bildirilen meçhul şahsın Hz. Üzeyir (a.s.) olabileceğini söylemişlerdir. Bu şahsın Ermiyâ olduğunu kabul edenlere karşı[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] ilk müfessirler-den Katâde[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] İkrime[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] Rebî b. Enes[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] Dahhâk ve Süddî onun Hz. Ü-zeyir (a.s.) olduğu görüşünü savunmuşlardır.[9] Bu âyetin meali şöyledir:

"Yahut şu kimse gibisini görmedin mi ki[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] duvarları çatıları üstüne yığılmış ıssız bir kasabaya uğramıştı da[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] 'Allah bütün bun¤ları Öldükten sonra nasıl diriltecek?' demişti Bunun üzerine Allah[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] onu yüz yıl süre İle ölü bırakmış ve sonra tekrar hayata döndüre¤rek sormuştu: 'Bu halde ne kadar kaldın?' O da[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] 'Bir gün veya bir günden biraz daha az bir süre kaldım' diye cevap vermişti. Allah[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] 'Hayır[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] bu halde yüz yıl kaldın! Yiyeceğine ve içeceğine bak[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] bo¤zulmamış ve eşeğine hak! Biz[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] bütün bunları insanlara bir ibret olman için yaptık. Bir de şu insanların ve hayvanların kemiklerine bak[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] onlan nasıl birleştirip et ile örttüğümüzü düşün. Bu işler ona açıklanınca[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] 'Biliyorum[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] Allah her şeye kadirdir.' dedi. "[10]

_________________
PaTRoN

Yeni Paylaşım ve Destek sitesi
 Flatcast.web.tr Bütün destekler artı bu siteden devam etmek tedir
 
[Linkleri sadece moderatörler görebilir.]
Bizi izlemeye devam edim







Lütfen paylaşımlara
olumlu veya olumsuz yorum yapmayı, & teşekkür etmeyi unutmayın Kırık link bulduğunuz zaman
lütfen bildir butonu ile bize bildirin

veya konu altına mesajazla bildirin
Site Yönetim Kurulu Başkanı PaTRoN
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://patron.forum.st
 
Uzeyr Aleyhisselam
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Dini Bilgiler :: Peygaberlerin Evliyaların, Sahabelerin Hayatları-
Buraya geçin: